+90 533 150 80 61 [email protected] Adil Mah. Said Nursi Cd. No:15, 34935 Sultanbeyli / İstanbul

Sinema Salonu Koltukları

Sinema, tiyatro, konferans salonu ve ev sineması koltukları. Koltuk salona sonradan eklenen bir akustik ürün değil, salonun en büyük emicisidir: görevi ses yutmak değil, üzerine oturacak insanı taklit etmektir. Ses emilimi yapar, ses yalıtımı yapmaz.


Öne çıkanlar
Salonun en büyük emicisi
Boş-dolu farkını küçültür
Görüş ve kademe hesabı
Motorlu ve masajlı seçenekler
TS EN 1021-1/-2 döşeme

Sinema koltuğu, bir salona sonradan eklenen akustik ürün değildir. Salonun kendisidir: zemini kaplar, seyirciyi taşır ve mekânın sesini herhangi bir panelden daha çok belirler. Koltukları tekli, ikili ve sıralı modeller halinde, motorlu ve masajlı seçeneklerle, kumaş ya da deri kaplamayla üretiyoruz. Ama bu sayfada anlatmak istediğimiz asıl şey model listesi değil, koltuğun salon akustiğinde ne iş yaptığı.

Salonun Dörtte Biri, Emiliminin Dörtte Üçü

Yirmi konser salonunda yapılmış ölçümlere göre seyirci alanı, salonun toplam yüzey alanının yaklaşık dörtte birini kaplar; ama 500 hertzde salonun yuttuğu sesin yüzde 66 ile 80 arasındaki bölümünü tek başına o alan üretir. Yüksek frekanslarda pay daha da büyür. Akustik literatürünün cümlesi nettir: oditoryumlarda koltuklar, üzerlerinde seyirci olsun ya da olmasın, neredeyse her zaman en büyük ses emilimi kaynağıdır.

Bunun pratik sonucu şudur: bir salonun akustiğini duvardan başlatmak yanlış sıradır. Biz projeye koltuktan başlıyoruz, panel ve difüzör bütçesini koltuğun bıraktığı açığa göre kuruyoruz. Sırayı tersine çevirirseniz, duvara astığınız panellerin bir kısmı zaten koltuğun yaptığı işi tekrar eder ve boşa harcanır.

Koltuğun İşi Emmek Değil, İnsanın Yerine Geçmek

Bir akustik panel ne kadar çok emerse o kadar iyidir. Koltukta ölçüt bu değildir ve bu ayrım sayfanın en önemli cümlesidir. Koltuğun hedefi, boşken de üzerine bir insan oturmuş gibi ses yutmaktır.

Sebebi basit. Bir salon, provada boş, gösteride doludur. Seyirci en az koltuk kadar emici olduğu için, az döşemeli koltuklarla kurulmuş bir salon boşken uzun, doluyken kısa çınlar. Ses ekibinin provada duyduğu salon, seyircinin gösteride duyduğu salon olmaz. Çözüm, boş koltuğun emilimini oturan insanınkine yaklaştırmaktır; orta frekanslarda hedeflenen değer 0,8 ile 0,85 civarındadır. Döşemeyi de rastgele değil, insan vücudunun kapatacağı yüzeylere koymak gerekir; çünkü koltuk dolduğunda kapanacak yüzeyler zaten devre dışı kalacaktır.

Yoğun Döşeme Farkı Kapatmaz, Küçültür

Piyasada sık kurulan bir cümle var: yoğun döşemeli koltuk alırsanız boş salon ile dolu salon arasındaki fark ortadan kalkar. Bu doğru değil ve size doğrusunu söylüyoruz.

Laboratuvarda ölçülmüş en emici modern tiyatro koltuklarında bile fark kapanmıyor. 500 hertzde boş koltuğun emilim katsayısı 0,88 mertebesindeyken, üzerine bir insan oturduğunda 1,25'e çıkıyor. Bin hertzin üzerinde fark 0,13'e kadar iniyor, yani neredeyse kapanıyor; ama asıl açık 250 ile 500 hertz arasında, tam da diyalogun ve müziğin gövdesinin bulunduğu bantta kalıyor. Doğru cümle şudur: yoğun döşeme farkı sıfırlamaz, yönetilebilir bir düzeye indirir.

Bunun bir de bedeli var ve saklamıyoruz. Ağır döşemeli koltuk seçilen bir salonda aynı çınlama süresini tutturmak için salon hacminin yaklaşık yüzde on büyütülmesi gerekir. Bu hesabı mimari proje aşamasında yapıyoruz; sonradan koltuk değiştirerek telafi etmek pahalı bir yoldur.

Emilim Nerede Doğar: Sırtlığın Arkası, Oturağın Altı, Kumaşın Gözeneği

Koltuğun emilimini oturduğunuz yüzey değil, çoğunlukla görmediğiniz yüzeyler belirler.

Birincisi sırtlığın arka yüzüdür. Piyasadaki koltukların çoğunda sırtlığın arkası çıplak kontrplak ya da metaldir. Ölçümlerde en yüksek emilimi veren koltukların ortak özelliği, sırtlığın arkasının da kumaşla döşenmiş olmasıdır; kazanç iki ve dört kilohertz bandında 0,2 mertebesine ulaşır. İkincisi oturağın alt yüzüdür: koltuk boşken ya da katlanır oturak kalktığında sese açılan yüzey burasıdır ve genellikle ölü bırakılır. Delikli bir oturak tablası ve altındaki boşluğa yerleştirilen emici malzeme, boş koltuğu insana yaklaştırmanın bilinen mühendislik çözümüdür.

Üçüncüsü ve en çok gözden kaçanı kumaşın hava geçirgenliğidir. Ses, kaplamayı geçip altındaki süngere ulaşamazsa döşemenin kalınlığının hiçbir anlamı kalmaz. Kumaş ile sünger arasına konan ince bir vinil tabaka, ya da arkadan spreylenerek gözenekleri kapatılmış bir kumaş, koltuğu akustik olarak sağır eder. Dünyaca bilinen bir konser salonunda tam bu olmuş, projede öngörülmeyen bir plastik ara tabaka koltukların emilimini düşürmüştür. Bu yüzden sipariş ettiğimiz koltukta kaplama katmanının hava geçirgen olduğunu üreticiden yazılı istiyoruz ve akış direnci değerini teklif dosyasına koyuyoruz.

Deri mi, Kumaş mı?

Akustik olarak cevap kumaştır ve bu bir zevk meselesi değil, ölçülmüş bir sonuçtur. Deri gözeneksizdir; sesin dolguya ulaşmasını engeller ve özellikle orta ve yüksek frekanslarda emilimi düşürür. Konuşmanın anlaşılırlığını taşıyan bant tam olarak orasıdır. Ünlü bir senfoni salonunun koltukları keçe üzerine deri kaplandığı için gözeneksiz kalmış ve yüksek frekanslarda düşük emilim vermiştir; bu, akustik literatüründe adıyla anılan bir örnektir.

Buna karşılık deriyi listeden çıkarmıyoruz, çünkü ticari sinemada temizlenebilirlik ve dayanıklılık gerçek ihtiyaçlardır. Deri isteyen projelerde iki yolumuz var: sırtlığın arkasını ve oturağın altını kumaşla döşeyip kaybı yerinde telafi etmek, ya da salonun panel bütçesini bu kayba göre artırmak. Hangisinin daha ekonomik olduğunu salonun hacmine bakarak hesaplıyor, ikisini de teklifte fiyatlandırıyoruz.

Koltuk Bloğu Bir Yüzeydir, Tek Koltuk Bir Nesne

Koltuğun emilimi nasıl beyan edilir sorusunun tek bir cevabı yok, çünkü cevap koltuğun kaç adet ve nasıl dizildiğine bağlı.

Ev sinemasındaki tek bir koltuk, standardın diliyle tekil bir nesnedir. Tekil nesnelerde ağırlıklı katsayı ya da NRC beyanı yapılmaz; kullanılan büyüklük koltuk başına eşdeğer emilim alanıdır ve oktav bantlarında, metrekare sabin cinsinden verilir. Sinema salonundaki koltuk bloğu ise bitişik ve homojen bir yüzey oluşturur; on metrekareyi aştığı andan itibaren artık yüzey gibi davranır ve metrekare başına emilim katsayısıyla beyan edilebilir. Aynı ürün, aynı döşeme, farklı birim.

Bir uyarı daha: laboratuvar rakamı salona doğrudan taşınmaz. Sekiz koltukluk küçük bir numunenin ölçülen katsayısı, kenar etkisi yüzünden aynı koltuğun geniş bir bloktaki gerçek değerinden 0,4'e varan farkla yüksek okunabilir. Rakam yanlış değildir, ölçek yanlıştır. Bu düzeltmeyi biz yapıyoruz; seçtiğiniz modelin ölçüm raporunu istiyor, salonunuzun blok geometrisiyle birlikte hesaba koyuyoruz.

Arka Sıralarda Bası Kim Yiyor

Sinema salonlarında arka sıralarda basın zayıfladığını duymuşsunuzdur. Bunun adı var: koltuk çukuru. 1964'ten beri ölçülüyor ve tamamen koltuğa özgü bir olgu.

Ses, perdeden gelirken koltuk sırtlarının üzerinden sıyırarak geçer, sırtlıkların kenarında kırınıma uğrar ve zemine değip gecikmeli olarak geri gelir. Bu gecikmiş ses doğrudan sesle ters girişime girer ve yaklaşık 100 ile 300 hertz arasında belirgin bir düşüş oluşturur. Etki ekrandan uzaklaştıkça artar. Ölçümlere göre ağır ve sabit koltuklarda daha güçlü ve daha geniş bantlıdır; sırtlığın yüksekliği çukurun frekansını, zeminin eğimi ise genişliğini belirler.

Burada koltuk seçiminin dürüst bir ödünleşmesi var: boş ve dolu salon farkını küçülten yoğun döşemeli ağır koltuk, aynı zamanda koltuk çukurunu güçlendirir. Çaresi koltuğu inceltmek değil, sıraları kademelendirmektir. Kademe eğimi arttıkça sesin koltuklara geliş açısı büyür, çukur hem daralır hem hafifler; üstelik eğimli seyirci alanı, vücudun daha büyük bölümü sese açık kaldığı için daha çok emer. Kademe planını bu yüzden görüş hesabıyla akustik hesabı birlikte yürüterek çiziyoruz.

Ev Sinemasında Koltuk Nereye Konmaz

Ev sinemasında koltuğun akustikteki asıl rolü kaç metrekare emdiği değil, nerede durduğudur. Küçük bir odada dört ya da altı koltuk, salonun yüzey dengesini bir sinema salonundaki gibi domine etmez; orada duvarı ve tavanı zaten emici kaplarız.

En önemli kural şudur: koltuk sırasını ya da kanepeyi arka duvara dayamayın. Uluslararası ev sineması tasarım tavsiyesi bunu açıkça söyler ve hedeflenen seviyeye göre koltukla duvar arasında en az 0,5 ile 1,5 metre boşluk ister. Duvara yapışık koltukta hem bas basınç bölgesinde şişer hem de arka hoparlör kulağınıza en yakın kaynak haline gelir, ses sahnesi çöker. Odanız buna izin vermiyorsa arka hoparlörleri hiç kullanmamak daha doğru bir tercihtir; bunu keşifte birlikte kararlaştırıyoruz. Odanın çınlama hedefini ve emici yüzey ihtiyacını ev sineması akustik düzenleme çalışmamızla birlikte planlıyoruz.

Ölçü, Görüş ve Sıra Aralığı

Koltuk akustik bir eleman olduğu kadar bir oturma elemanıdır ve geometriyi de biz kuruyoruz. Oturan bir insanda göz hizası zeminden yaklaşık 1200 milimetredir; kademe hesabı bu referansla yapılır. Önündeki seyircinin başının üzerinden rahat görüş için sıralar arasında bırakılan görüş payı, iyi bir salonda 200 milimetre ve üzeridir; 120 milimetrenin altına inen bir salon kabul edilebilir değildir.

Sıra aralığında konforun hedefi normal koltuklarda sırt sırta 1200 milimetredir. Motorlu uzanmalı koltuklarda bu ölçü büyür: koltuk tam yatık konuma geçtiğinde dik konuma göre yarım metreye varan ek derinlik ister ve sıra aralığı 1800 milimetre mertebesine çıkar, son sıraya da ayrıca pay bırakmak gerekir. Türkiye'de sinema salonu ruhsatı için koltuk genişliği en az 50 santimetre, sıraların arka arkaya mesafesi en az 90 santimetre olarak düzenlenmiştir; yangın yönetmeliği ise sıralar arasındaki temiz geçişi ve bir sırada yan yana dizilebilecek koltuk sayısını ayrıca sınırlar. Yerleşim planını bu mevzuat çerçevesinde, ekran mesafesi ve görüş açılarıyla birlikte çıkarıyoruz.

Koltuk Ses Yalıtımı Yapmaz

Bunu açıkça yazıyoruz: koltuk ses yalıtımı yapmaz. Gözenekli bir gövde sesi durdurmaz, içine alır. Koltuk salonun içindeki sesi yönetir; salonun dışına çıkan ya da dışarıdan giren sesi değil.

Yan salondan sızan film sesi, fuayeden gelen konuşmalar, üst kattan gelen adım sesi veya sokaktaki trafik gürültüsü koltukla çözülmez. Bunlar duvarın, tavanın, kapının ve döşemenin işidir. Sinema ve tiyatro salonlarında bu işi salon ses yalıtımı çözümlerimizle, evde ise ev sineması ses yalıtımı uygulamamızla yapıyoruz. Koltuk teklifiyle yalıtım teklifini ayrı kalemler olarak veriyoruz, çünkü ikisi farklı işlerdir.

Yangın ve Dayanıklılık Belgeleri

Koltukta doğru belgeyi istemek, doğru standardı bilmekle başlar. Döşeme kompoziti, yani kumaş ile süngerin birlikte davranışı, TS EN 1021-1 (için için yanan sigara) ve TS EN 1021-2 (kibrit alevi eşdeğeri) ile sınanır. Sabit sıralı koltuğun yapısal mukavemeti ve dayanıklılığı ise TS EN 12727 kapsamındadır ve sinema kullanımında en ağır seviye hedeflenir. Bu standart yangını kapsamaz; sık yapılan bir karıştırmadır. EN 13501-1 ise yapı malzemesinin standardıdır, koltuğun değil.

Salonun kendisi için mevzuat nettir: Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik, kapasitesi 100 kişiden fazla olan sinema, tiyatro, konferans ve düğün salonlarında duvarların iç kaplamaları ile ısı ve ses yalıtımlarının en az zor alevlenici malzemeden yapılmasını şart koşar. Koltuğu biz üretsek de üretmesek de, salonun duvar kaplaması ve yalıtımı bu şarta uymak zorundadır; akustik kumaş kaplı panellerimizi bu çerçevede belgeleriyle birlikte veriyoruz. Koltukta ise seçtiğiniz döşemenin EN 1021 raporunu teklif dosyasına ekliyoruz.

Koltuğu Salonla Birlikte Seçiyoruz

Sinema koltuğu, katalogdan model seçilerek alınacak bir ürün gibi görünür; oysa salonun akustik hesabına giren en büyük tek kalemdir. Kaç koltuk konacağı zaten bellidir, asıl karar hangi döşemenin seçileceğidir ve bu karar duvara asılacak panel miktarını doğrudan değiştirir.

Ticari salonlarda orta frekans çınlama hedefi genelde yarım saniye civarındadır; ev sinemasında hedef odanın hacmine göre hesaplanır ve çok daha kısadır. İkisinde de yol aynı: salonun hacmini ve yüzeylerini ölçüyoruz, koltuğun emilimini blok geometrisiyle hesaba koyuyoruz, kalan açığı akustik duvar panelleri ve difüzörlerle kapatıyoruz. Kumaş ve deri kartelasını, model ölçülerini ve yerleşim planını teklifle birlikte gönderiyoruz; numune koltuğu görmek isterseniz showroomda oturarak deniyorsunuz.

Modeller ve Kaplama

Ürün tipiSinema, tiyatro, konferans salonu ve ev sineması koltukları
DüzenTekli, ikili ve sıralı blok; konsollu ve bardaklıklı seçenekler
MekanizmaSabit, sallanan, motorlu uzanmalı (recliner), kalkış destekli
Ek donanımMasaj ünitesi, taban aydınlatması, USB ve bardaklık konsolu
KaplamaKumaş ya da deri; kumaş akustik olarak daha yüksek emilim verir
RenkKartelaya göre; kartelayı ve numuneyi teklifle gönderiyoruz

Akustik Davranış

İşlevSes emilimi; ses yalıtımı yapmaz
Tasarım hedefiBoş koltuğun emilimini üzerine oturan insanınkine yaklaştırmak
Kritik yüzeylerSırtlığın arka yüzü, oturağın alt yüzü, kaplamanın hava geçirgenliği
Ölçüm standardıTS EN ISO 354; tekil nesne değerlendirmesi TS EN ISO 20189
Beyan birimiTek koltukta m² sabin; 10 m²'yi aşan blokta m² başına katsayı
HesapBlok geometrisi ve kenar etkisi düzeltmesiyle keşifte hesaplıyoruz

Yerleşim ve Görüş

Göz hizasıOturan kişide zeminden yaklaşık 1200 mm (kademe hesabının referansı)
Görüş payıİyi salonda 200 mm ve üzeri; 120 mm altı kabul edilebilir değil
Sıra aralığıNormal koltukta konfor hedefi 1200 mm; motorlu uzanmalıda 1800 mm
Mevzuat (ruhsat)Koltuk genişliği en az 50 cm, sıra aralığı en az 90 cm
Mevzuat (yangın)Sıralar arası temiz geçiş ve sıradaki koltuk sayısı sınırlıdır
Ev sinemasıKoltuk arka duvara dayanmaz; seviyeye göre en az 0,5-1,5 m boşluk

Belgeler

Döşeme yanmazlığıTS EN 1021-1 (sigara) ve TS EN 1021-2 (kibrit alevi)
Yapısal dayanıklılıkTS EN 12727 (sabit sıralı koltuk); sinemada en ağır seviye
Kapsam uyarısıEN 12727 yangını, EN 13501-1 ise koltuğu kapsamaz
Salon kaplaması100 kişi üzeri salonlarda duvar kaplaması en az zor alevlenici olmalı
TeslimSeçilen döşemenin EN 1021 raporunu teklif dosyasına ekliyoruz

Tekli, ikili ve sıralı modelleri; sabit, sallanan, motorlu uzanmalı ve kalkış destekli mekanizmalarla üretiyoruz.

Görsellerde koltukların hem oturma hem uzanmış konumları var; motorlu modeller tam yatık konumda arkada ek derinlik ister, sıra aralığını buna göre planlıyoruz.

Kaplama kumaş ya da deri olabilir; akustik açıdan kumaş daha yüksek emilim verir, deri seçilen projelerde kaybı sırtlık arkası ve oturak altı döşemesiyle telafi ediyoruz.

Ev sineması koltuklarında bardaklıklı konsol, taban aydınlatması ve motorlu uzanma standart hale geldi; bu modelleri oda düzenine göre tekli ya da ikili blok olarak kuruyoruz.

Görsellerdeki yerleşimlere dikkat edin: koltuklar arka duvara yapıştırılmaz. Duvarla koltuk arasında bırakılan boşluk, basın şişmesini ve ses sahnesinin çökmesini önler.

Odanızın hacmine göre koltuk sayısını, sıra derinliğini ve duvar mesafesini keşifte belirliyoruz.

Ticari sinema salonlarında koltuklar kademeli sıralar halinde kurulur; kademe hem görüş hattını açar hem de sesin koltuklara geliş açısını büyüterek arka sıralardaki bas kaybını azaltır.

Boş salon ile dolu salon karelerini yan yana koyduk. Bu iki halin akustik olarak birbirine yaklaşması, koltuk döşemesinin en önemli tasarım hedefidir.

Salonunuzun kademe planını, sıra aralığını ve koltuk adedini mevzuat sınırlarıyla birlikte çıkarıyoruz.

Koltuğun salon akustiğindeki rolünü, boş ve dolu salon farkını ve doğru döşeme seçimini açıkça anlatıyoruz.

Etkiler, üstelik en çok etkileyen kalem odur. Konser salonlarında yapılmış ölçümlerde seyirci alanı salonun toplam yüzeyinin yaklaşık dörtte birini kaplar, ama 500 hertzde salonun yuttuğu sesin yüzde 66 ile 80 arasındaki kısmını üretir. Akustik projeye koltuktan başlıyor, panel ve difüzör miktarını koltuğun bıraktığı açığa göre belirliyoruz.

Büyük ölçüde çözülür ama tamamen değil, bunu baştan söylüyoruz. Hedef, boş koltuğun emilimini üzerine oturan insanınkine yaklaştırmaktır; döşeme, vücudun kapatacağı yüzeylere konur. Ölçümlerde en emici koltuklarda bile 250 ile 500 hertz arasında bir açık kalıyor, yüksek frekanslarda ise fark neredeyse kapanıyor. Yoğun döşeme farkı sıfırlamaz, yönetilebilir düzeye indirir.

Akustik olarak kumaş. Deri gözeneksizdir, sesin dolguya ulaşmasını engeller ve orta ile yüksek frekanslarda emilimi düşürür; konuşmanın anlaşılırlığını taşıyan bant tam olarak orasıdır. Buna karşılık deri temizlenebilirlik ve dayanıklılık açısından ticari salonlarda haklı bir tercihtir. Deri seçen projelerde kaybı sırtlık arkası ve oturak altı döşemesiyle telafi ediyor ya da panel bütçesini buna göre artırıyoruz; iki senaryoyu da teklifte fiyatlandırıyoruz.

Tek bir koltuk için NRC vermek doğru değil. Standart, tekil nesnelerde beyanı metrekare sabin cinsinden, koltuk başına düşen eşdeğer emilim alanı olarak ister; katsayı ve NRC ancak koltuklar bitişik dizilip on metrekareyi aşan bir yüzey oluşturduğunda anlamlıdır. Ayrıca küçük laboratuvar numuneleri kenar etkisi yüzünden gerçekte olduğundan yüksek okur. Seçtiğiniz modelin ölçüm raporunu istiyor, salonunuzun blok geometrisiyle birlikte hesaba koyuyoruz.

Buna koltuk çukuru deniyor ve 1964'ten beri ölçülüyor. Ses koltuk sırtlarının üzerinden sıyırarak geçerken kırınıma uğrar, zeminden gecikmeli döner ve doğrudan sesle ters girişime girerek yaklaşık 100 ile 300 hertz arasında bir düşüş yaratır; ekrandan uzaklaştıkça artar. Çaresi koltuğu inceltmek değil, sıraları kademelendirmektir. Kademe eğimi arttıkça sesin geliş açısı büyür, düşüş hem daralır hem hafifler. Kademe planını görüş hesabıyla birlikte çiziyoruz.